İZLENİMCİLER

Pierre Auguste Renoir

 

 

 

 

 

 

 

 

 1841-1919 

İzlenimcilik akımının önde gelen isimlerinden biri olan Ressam Pierre-Auguste Renoir, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ve yirminci yüzyıl başlarının en ünlü sanatçılarından biridir.

Kariyerinin başında porselen objelere resim çizen bir atölyede çıraklık yaptı, bir yandan da resim eğitimi aldı.

Zorluk içinde geçen yılların sonunda Renoir, 1870’lerde İzlenimcilik adlı sanatsal hareketin başlamasına yardımcı oldu.

Zamanla devrinin en saygın sanatçılarından biri oldu.

Kopyalamayı bir öğrenme aracı olarak kullanan on dokuz yaşındaki Renoir, Louvre ’daki büyük ustaların resimlerini incelemeye ve kopyalamaya başladı. Daha sonra 1862’de Ecole des Beaux-Arts ’a girdi. Renoir ayrıca Charles Gleyre ‘in öğrencisi oldu. Gleyre ’in stüdyosunda Renoir kısa süre sonra diğer üç genç sanatçı ile arkadaş oldu: Frédéric Bazille, Claude Monet ve Alfred Sisley. Daha sonra Monet aracılığıyla Camille Pissarro ve Paul Cézanne gibi büyük yeteneklerle de tanıştı.

1864’te, Renoir Paris Sanat Fuarına kabul edildi. Fuara Victor Hugo ’nun Notre-Dame de Paris eserindeki ünlü karakterden esinlendiği “Esmeralda” tablosuyla katıldı. Ertesi yıl, Renoir yine prestiji yüksek fuarda eser sergiledi, bu kez de sanatçı Alfred Sisley ’in zengin babası William Sisley ’in portresini sergiledi.

Fuara katılması sanat dünyasında ismini yükseltmeye yarıyordu ama Renoir bir yandan da geçimini temin etmek için yaşamak için özel siparişler almaya çalıştı bunun için de çevresini genişletmeye, arkadaşlarının, akıl hocalarının ve patronlarının ilgisine ihtiyaç duydu. Sanatçı Jules Le Coeur ve ailesi, uzun yıllar Renoir’ ın güçlü destekçileri oldular. Renoir, Monet, Bazille ve Sisley ile yakın arkadaşlığını sürdürdü, bazen evlerinde kalıyor ya da stüdyolarını paylaşıyordu.

1867’de Renoir, resimlerine modellik yapacak olan Lise Tréhot ile tanıştı. Bu genç hanım onun, “Diana” (1867) ve “Lise” (1867) gibi resimlerine modellik yaptı. Aralarında romantik ilişki kurulmasına ve bazı duyumlara göre, 1870 yılında ikilinin Jeanne adında bir kız çocuğu dünyaya gelmesine rağmen, Renoir, yaşamı boyunca kızını kabul etmedi.

Renoir, 1870 yılında Fransa-Almanya savaşına katılmak üzere orduya yazıldı, resim çalışmalarına ara verdi, orduda süvari birliğine atandı, ancak kısa süre sonra dizanteriye yakalandığı için savaşa katılamadı. 1871’de savaş bittikten sonra, Renoir Paris’e döndü. 1874’te Paris’te, Pissarro, Monet, Cézanne ve Edgar Degas ile ilk izlenimci sergisini açmak istedi.

Grubun adı, resimleri izleyenlerin verdikleri tepki paralelinde gelişti.

İzleyiciler bu resimlerin alışık oldukları geleneksel yöntemlerle yapılan resimlerden farklı olduğunu hatta yarım bırakılmış izlenimi verdiklerini söylediler.

Bu sanki resmedilmek istenen sahnelerin, tabloların bitirilmemiş yarım bırakılmış hâline ancak sanatçının “izlenimi” denilebilir eleştirisi tarzın adını “izlenimcilik”, sanatçılarını da “izlenimciler” olarak etiketledi.

Renoir, diğer izlenimciler gibi, resimleri için daha sıcak ve daha güneşli bir his veren parlak renk paleti benimsedi. Ayrıca tuval üzerinde sanatsal vizyonunu yakalamak için farklı fırça darbeleri kullandı.

İlk izlenimci sergisi başarılı olmasa da Renoir kısa süre sonra kariyerini ilerletmek için başka destekçiler-sponsorlar buldu. Zengin yayıncı Georges Charpentier ve eşi Marguérite, sanatçıya büyük ilgi gösterdi ve onu Paris ‘teki evlerinde düzenledikleri davetlere çağırdılar. Charpentiers ailesi aracılığıyla Renoir, Gustave Flaubert ve Emile Zola gibi ünlü yazarlarla tanıştı. Ayrıca çiftin arkadaşlarından portre siparişleri aldı. 1878 tarihli “Madame Charpentier ve Çocukları” adlı resim, ertesi yıl Paris Sanat Fuarında yer aldı, sanatçı bu resmi üzerinde çok olumlu eleştiriler aldı ve izleyenler hayranlıklarını belli ettiler.

Siparişlerden gelen parayla 1880’lerin başında birkaç ilham verici yolculuk yaptı. Cezayir ve İtalya’yı ziyaret etti ve Fransa’nın güneyinde zaman geçirdi. İtalya’nın Napoli kentindeyken, Renoir ünlü besteci Richard Wagner ’in portresini yaptı. Ayrıca yine bu dönemde “Taşrada dans”, “Dans şehri” ve “Bougival ’da dans” adlı üç önemli resim yaptı.

Ünü arttıkça, Renoir da artık düzenli bir aile yaşamı arar oldu. 1890’da uzun zamandır sevgilisi olan Aline Charigot ile evlendi. Çiftin zaten 1885 doğumlu bir oğlu vardı. Aline, “Çocuğuyla ilgilenen anne” (1886) adlı resim dahil olmak üzere birçok Renoir eseri için modellik yaptı. Aile, 1894’te Jean ve 1901’de Claude’un eklenmesi ile genişledi, ailesi sanatçının bir dizi resmi için ilham kaynağı oldu.

Yaşlandıkça, kırsal ve iç mekân resimleri yapmaya devam etti, resimlerinin ana özelliklerinden biri de ona has tüy hafifliğinde kullandığı fırça darbeleriydi. Ancak fiziksel durumu resim yapmasını zorlaştırmaya başlamıştı. 1890’ların ortasında romatizma rahatsızlığı baş gösterdi ve hayatının geri kalanında bu hastalıktan çok çekti.

1907’de Renoir, Cagnes-sur-Mer ’de bir arazi satın aldı ve ailesi için görkemli bir ev inşa ettirdi. Çalışmaya devam etti, elinden geldiğince resim yaptı. Romatizma nedeniyle parmakları kalıcı olarak kıvrıldı ve elleri bozuldu. 1912’de bir beyin kanaması arkasından felç geçirmesi onu tekerlekli sandalyeye hapsetti. Bu süre zarfında boş durmamak istediğinden heykel çalışmayı denedi. Bazı resimlerindeki karakterleri yapmak için yardımcı asistanlar tuttu.

Dünyaca ünlü Renoir, ölümüne kadar resim yapmaya devam etti. 1919’da Louvre tarafından satın alınan eserlerinden birini görecek kadar da uzun yaşadı, bu bir sanatçı için muazzam bir onurdu. Renoir aynı yılın aralık ayında Fransa’nın Cagnes-sur-Mer ’deki evinde öldü.

200’den fazla sanat eseri bırakması yanı sıra, Renoir pek çok sanatçıya da ilham kaynağı oldu – Pierre Bonnard, Henri Matisse ve Pablo Picasso, Renoir ’ın sanatsal tarzından ve yöntemlerinden yararlanan ünlü sanatçılardan birkaçıdır.

Başa dön tuşu